Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında Başlayan Bir Değişim
Kayseri’de sabahlar bazen insanın içine işler. Özellikle kışa yakın günlerde, pencerenin kenarından sızan o ince soğuk, sanki odanın içinde dolaşır durur. Ben 25 yaşındayım. Günlüğüme çok şey yazarım ama bazı günler var ki kelimeler bile ağır gelir.
O sabah aynaya baktığımda kendime kızmadım. Sadece… yoruldum. İçimde uzun zamandır biriken o “yarın başlarım” cümlesi yine boğazıma takıldı. Ama bu kez farklıydı. Çünkü telefonumda açık duran bir video vardı: Leslie Sansone yürüyüş antrenmanı.
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?” diye yazmıştım arama çubuğuna. O an bunu sadece meraktan sormuştum. Ama aslında içimde başka bir şey vardı: bir çıkış yolu arıyordum.
Evde Başlayan Yürüyüş: Küçük Bir Alan, Büyük Bir Sıkışmışlık
Salonun ortasında küçük bir boşluk açtım. Halının kenarı kıvrılmıştı, annem sabah mutfakta çay koyarken bana bakıp “üşütme kendini” demişti. Ama ben onu bile tam duyamamıştım.
Video başladı.
Leslie’nin sesi, sanki başka bir ülkeden değil de yan odadan geliyordu. “Come on, you can do it!” dediğinde içimden gülmek geldi. Çünkü ben o an “yapabilir miyim?” bile bilmiyordum.
İlk beş dakika kolaydı. Hatta komikti. Yerinde yürümek… bu kadar basit mi olmalıydı? Ama sonra nefesim değişti. Kalbim hızlandı. Bacaklarım ısındı.
Ve işte o anda aklıma tekrar aynı soru geldi:
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?”
Google’ın söylediği rakamlar gözümün önüne geldi. Kilo, tempo, metabolizma… 150 kalori ile 250 kalori arası. Bazı kaynaklar 300’e kadar çıkıyordu.
Ama ben o an sayıları değil, içimdeki ağırlığın ne kadar azalacağını merak ediyordum.
Terle Birlikte Gelen Duygular
Onuncu dakikada nefesim düzensizleşti. Ama garip bir şey oldu: içimdeki sıkışmışlık da çözülmeye başladı.
Bazen insan sadece hareket etmek ister. Koşmak, yürümek, bir yerden uzaklaşmak… ama ben evden çıkamıyordum. Kayseri’nin sert rüzgârı dışarıda uğulduyordu. İçerideyse ben, kendi zihnimle mücadele ediyordum.
Leslie hızlanınca ben de hızlandım. Sanki onunla yarışıyordum.
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?” sorusu artık sadece bir bilgi değildi. Bir umut olmuştu.
Kendime şunu söyledim:
“Eğer 200 kalori bile yakıyorsam, bu 200 gramlık bir hafiflik demek değil mi?”
Kulağa saçma geliyor olabilir ama o an mantık aramıyordum. Sadece tutunacak bir şey arıyordum.
On Beşinci Dakika: İç Sesle Kavga
Tam ortadaydım.
Bacaklarım yorulmuştu. Kollarımı kaldırmak bile zor geliyordu. Leslie gülümsüyordu ekranda, ben ise ekrana bakıp “ben neden yapıyorum bunu?” diye düşünüyordum.
İç sesim konuşmaya başladı:
“Bırak.”
“Zaten fark etmez.”
“Yarın yine aynı olacaksın.”
Ama diğer ses daha kısık da olsa direniyordu:
“Bir 5 dakika daha.”
“Sadece 5 dakika.”
O 5 dakika, hayatımda en uzun 5 dakikalardan biri oldu.
Ter alnımdan akarken, Kayseri’nin o gri sabahı sanki camdan içeri daha net görünmeye başladı. Ben içerideydim ama zihnim bir yerden dışarı çıkıyordu.
Kalorilerden Fazlası: İçimdeki Yük
Yirminci dakikaya geldiğimde artık sadece yürümüyor gibiydim. Sanki bir şeyleri itiyordum. Görünmeyen ama ağır bir şeyi.
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?” sorusu yine aklıma geldi ama bu kez cevabın sayısal kısmı umurumda değildi.
Çünkü fark ettim ki:
Yakılan şey sadece kalori değildi.
Biriken erteleme hissi
Kendime kızgınlık
Sürekli yarım bırakılmış denemeler
Hepsi yavaş yavaş terle birlikte dışarı çıkıyordu.
Leslie’nin ritmi değiştikçe ben de değişiyordum. Ayaklarım hâlâ yerdeydi ama içimde bir şey hafifliyordu.
Otuz Dakikanın Sonu: Küçük Bir Zafer
Son dakikalarda Leslie “You did it!” dediğinde bir anda durdum.
Gerçekten durdum.
Nefes nefese kaldım. Ellerim titriyordu. Ama yüzümde garip bir ifade vardı: ağlamak ile gülmek arasında bir yerde.
Otuz dakika bitmişti.
Ve ben hayal ettiğimden farklı bir şey hissettim: büyük bir değişim değil, ama küçük bir başlangıç.
O an tekrar düşündüm:
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?”
Belki 180, belki 220, belki daha fazla…
Ama asıl önemli olan o rakam değildi.
Asıl önemli olan, benim o 30 dakikada kendime verdiğim sözdü.
Bugün “30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Ozentasmakina ile daha fazla içerik için takipte kalın!
Kayseri Akşamı ve Sessiz Düşünceler
Akşam olduğunda Kayseri daha da sessizleşir. Sokak lambaları yanar, insanlar evlerine çekilir. Ben de pencere kenarına oturdum.
Günlüğümü açtım.
Bugün yazmak istedim ama kelimeler yine ağırdı. Sadece şunu yazabildim:
“Bugün 30 dakika yürüdüm. Evde. Küçük bir alanda. Ama içimde büyük bir şey hareket etti.”
Sonra durdum.
Dışarı baktım. Rüzgâr vardı. Ama içimdeki rüzgâr biraz azalmış gibiydi.
Kendime Sorduğum Gerçek Soru
O gün anladım ki mesele kilo değildi sadece.
Mesele, sürekli ertelediğim kendimdi.
“30 dk lık leslie kaç kalori yaktırır?” sorusunun cevabı artık internette aradığım bir şey olmaktan çıkmıştı.
Çünkü cevabı bedenimde hissediyordum.
Terde, nefeste, yorgunlukta ve en çok da devam etme isteğinde.
Küçük Adımların Gerçek Gücü
Ertesi gün tekrar yaptım.
Sonraki gün yine.
Her seferinde aynı soru zihnimin bir köşesinde durdu ama artık korkutmuyordu beni.
Çünkü biliyordum ki bu sadece bir egzersiz değil.
Bu, kendime verdiğim küçük sözleri tutma biçimimdi.
Ve Kayseri’nin soğuk sabahları artık daha az ağır geliyordu.
Çünkü ben hareket ediyordum.
Sadece bedenim değil, içim de.